HOÇ-FED NE İŞE YARAR? NEDEN SALTO PEHLİVAN ADINA NEDEN BİR YARIŞMA YOK?
Mehmet Avşar | Gazeteci – Yazar
Bir federasyon düşünün…
Adında Hoçvan var. Yüzlerce yıllık bir kültürün, onlarca köyün, binlerce insanın ortak hafızasını temsil ettiğini iddia ediyor. Gurbette yaşayan Hoçvanlıların sesi olacağını söylüyor. Gençleri bir araya getireceğini, kültürel değerleri yaşatacağını vaat ediyor.
Peki, bugün dönüp baktığımızda şu soruyu sormak zorundayız:
HOÇ-FED gerçekten ne işe yarıyor?
Bu soru artık birkaç kişinin değil, Hoçvanlıların ortak vicdanının sorusudur.
Bir federasyonun görevi sadece yılda bir kez yayla şenliği düzenlemek değildir. Eğer öyle olsaydı, bu işi birkaç gönüllü de yapabilirdi. Federasyon olmak; vizyon sahibi olmayı, proje üretmeyi, gençlere yol göstermeyi, tarihine sahip çıkmayı ve halkının sorunlarını ilgili mercilere taşımayı gerektirir.
Hoçvan’ın onlarca yıldır çözüm bekleyen meseleleri var. Göç var, işsizlik var, köylerin altyapı sorunları var. Kültürel değerlerimiz birer birer unutuluyor. Gençlerimiz kendi tarihini tanımadan büyüyor.
Bütün bunlar yaşanırken HOÇ-FED’in toplum nezdinde görünürlüğü ne yazık ki yalnızca şenliklerle sınırlı kalıyor.
Oysa Hoçvan’ın sahip çıkılması gereken öyle değerleri var ki…
Bunlardan biri de 1845 yılında Lehimli Köyü’nde doğan Salto Pehlivan’dır.
Salto Pehlivan sıradan bir isim değildir. Gücüyle, cesaretiyle, hakkında anlatılan destansı hikâyelerle bölgenin hafızasına kazınmış bir halk kahramanıdır. Onun adı, yalnızca yaşlıların anlattığı hatıralarda değil, yeni nesillerin bilincinde de yaşamalıdır.
İşte tam da bu nedenle bu yıl düzenlenecek yayla şenliğinde “Salto Pehlivan Geleneksel Güreşleri” yapılmalıdır.
Birinciye, ikinciye ve üçüncüye ödüller verilmelidir.
Salto Pehlivan adına bir anma programı düzenlenmelidir.
Onun hayatı kitaplaştırılmalı, belgeselleştirilmelidir.
Çünkü toplumlar, kahramanlarını unuttukları gün hafızalarını da kaybederler.
Bir başka önemli mesele ise Hoçvanlı gazetecilere yönelik tutumdur.
Yıllardır ulusal medyada görev yapan, Hoçvan’ın sesini Türkiye’ye duyurmaya çalışan gazetecilerin görmezden gelinmesi, buna karşın Hoçvan’la bağı zayıf olan ya da gazetecilikte kayda değer bir emeği bulunmayan isimlerin ön plana çıkarılması, kamu vicdanında karşılık bulmamaktadır.
Federasyonlar kişisel ilişkilerle değil, liyakat ve hakkaniyetle yönetilmelidir.
Kimsenin özel alanı değildir.
Kimsenin şahsi vitrini değildir.
Orası Hoçvanlıların ortak evidir.
Elbette eleştiri yıkmak için değil, düzeltmek içindir.
HOÇ-FED yönetimi bu eleştirileri bir saldırı olarak değil, toplumun kendilerine yüklediği sorumluluğun bir hatırlatması olarak görmelidir.
Çünkü mesele kişiler değil, Hoçvan’ın geleceğidir.
Eğer gerçekten Hoçvan’a hizmet etmek istiyorsanız; köy köy dolaşın, gençleri dinleyin, yaşlıların hafızasını kayıt altına alın, burs fonları oluşturun, kültür projeleri geliştirin, Salto Pehlivan gibi değerlerimizi yaşatın.
Ama eğer bütün bunlar yapılamayacaksa, o zaman insanlar şu soruyu sormaya devam edecektir:
“HOÇ-FED ne işe yarıyor?”
Ve bu soruya verilecek en doğru cevap, yapılan çalışmalarla ortaya konulacaktır.
Çünkü sözler unutulur…
Ama hizmet, ardında iz bırakır.
Mehmet Avşar
Gazeteci – Yazar