Zamâna Mühürlenmiş Bir Ardahan Yaylası
Mavi Ark
Mektubun ulaştı bana, soruyorsun "Nicesin?" diye,
Bir bilsen, kelimeler dökülür mü bu ıssız vadiye?
Halim, Ardahan’da terk edilmiş bir yayla evidir şimdi;
Kelimelerin rüzgarıyla sarsılmış, boynu bükük ve sessiz...
Dışım bir harabe, taş duvarları yorgun ve ihtiyar,
Heybem ağzına kadar dolu hatıralar,
Ama etrafını sarmış binbir renkli, bir bahar.
Papatyalar halaya durmuş,
Dilerinde eski bir köy türküsü,
Zaman sanki bu taştan odalara kilitlemiş kahkahayı...
İçeri adım atsan, nemli taşlarda gizli binbir hatıra,
O eski neşeli günler, şimdi sürgün uzaklara.
Ben o loş kapının eşiğinde durmuş, dünyayı seyreylerim,
Gözlerimde bir geçmişin yükü, sadece sessizce izlerim.
Şimdi uzaklardan bakıyorum dönen bu fırıldak dünyaya,
İçim dopdolu yaşanmışlıkla, sığmıyor hiçbir rüyaya.
Fakat sorma dostum, bu yalnızlık cana dar geliyor;
İçim ağzına kadar hatıra dolu, dışımda koca bir dünya ağrıyor...