Ardahan Kimin Hesabına Kaybediyor?
Yazar: Mehmet Avşar
Ardahan, yıllardır potansiyelini tam anlamıyla hayata geçiremeyen şehirlerden biri olarak karşımızda duruyor. Coğrafi konumu, doğal güzellikleri, hayvancılık kapasitesi ve turizm zenginliğiyle Doğu Anadolu’nun yükselen yıldızlarından biri olabilecek bu kent, ne yazık ki uzun yıllardır çeşitli siyasi tartışmaların gölgesinde kalıyor.
Son günlerde yaşanan idari değişiklikler de kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Özellikle Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli’nin görevden alınmasının ardından şehirde farklı değerlendirmeler yapılmaya başlandı. Bu kararın nedenlerine ilişkin resmi makamlar tarafından ayrıntılı bir açıklama yapılmadığı için kamuoyunda çeşitli yorumlar ve iddialar dile getiriliyor. Ancak bu süreçte kesinleşmemiş iddiaları gerçekmiş gibi değerlendirmek yerine, Ardahan’ın geleceğine odaklanmak daha doğru olacaktır.
Kanaatimce Sayın Çiçekli, görev yaptığı süre boyunca Ardahan’ın turizm potansiyelini ön plana çıkarmaya çalışan, hayvancılık projelerine önem veren ve kentin tanıtımı için çaba gösteren bir yönetim anlayışı ortaya koydu. Düzenlenen organizasyonlar ve tanıtım faaliyetleriyle Ardahan’ın adının Türkiye’nin birçok ilinde ve uluslararası platformlarda daha fazla duyulmaya başlaması bunun somut örnekleri olarak değerlendirilebilir.
Asıl tartışılması gereken konu ise kişilerin değişmesinden ziyade Ardahan’ın neden sürekli zaman kaybettiğidir.
Kentte uzun süredir dile getirilen altyapı eksiklikleri, köy yollarındaki sorunlar, kamu hizmetlerinin etkinliği ve İl Özel İdaresi’nin mali yapısına ilişkin kamuoyunda konuşulan meseleler, şeffaflık ilkesi doğrultusunda yetkili kurumlar tarafından açıklığa kavuşturulmalıdır. Vatandaşın beklentisi polemik değil, hizmettir.
Liyakat, adalet ve fırsat eşitliği; bir ilin kalkınmasının temel taşlarıdır. Kamu görevlerinde bu ilkelerin esas alınması hem devlet yönetimine duyulan güveni artıracak hem de Ardahan’ın geleceğine katkı sağlayacaktır. Bu konuda toplumun farklı kesimlerinin ortak beklentisi, kamu kaynaklarının en verimli şekilde kullanılması ve hizmetlerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin vatandaşlara ulaştırılmasıdır.
Siyasi partiler açısından bakıldığında ise yaşanan gelişmelerin seçmen nezdindeki yansımalarının dikkatle analiz edilmesi gerektiği açıktır. Bir şehirde oluşan memnuniyetsizlik yalnızca yerel yöneticileri değil, o bölgede siyaset yapan herkesi ilgilendirir. Seçmen sandıkta sadece vaatleri değil, ortaya konulan hizmeti de değerlendirir.
Bugün Ardahan’ın ihtiyacı yeni tartışmalar değil; birlik, ortak akıl ve kalkınma vizyonudur. Kim haklı, kim haksız tartışmasının ötesinde, herkesin kendisine şu soruyu sorması gerekiyor:
Ardahan neden hâlâ hak ettiği noktada değil?
Bu sorunun cevabı samimiyetle verilebildiği gün, Ardahan da kazanmaya başlayacaktır. Çünkü siyaset gelip geçicidir; geriye kalan ise yapılan hizmetler ve milletin hafızasında bıraktığınız izdir