ARDAHAN
Bana iyi gelen şehriyar,
İlk aklıma düşen kadim diyar…
Birazdan bir fırtına kopar,
Birazdan Sahara, Ilgar kudurur,
Bu ne güzellik bu ne endam,
Boynunda mavi Kura,
Bir gerdanlık gibi durur.
Rus Köprüsü’nde tarih susar,
Ardahan Kalesi’nde rüzgâr,
Bahar gelmiş yine,
Üzerinde tanıdık bir hâl var.
Posof bayramlıklarını giymiş,
Göle çayırlarında envâi çiçek,
Hoçvan yaylaya çıkar,
Kısır Dağında hala kar,
Iğdır’dan, Karadeniz’den göçerler geldi,
Şenlendi yine Bülbülan.
Sana geldim Ardahan,
Bulutlardan inerek
Girdim çiçekli bir yola,
Senin en bahtiyar zamanından.
Ve bilirim;
Ömrün kısadır, bir anemon kadar,
Sana geldim ilk memleketim, ilk evim.
Çoktandır seninle etmedik hasbıhal.
Kış gelir sonra,
Belinə kadar kar…
Ve bayram yeridir, Yalnızçam,
Vede,
Eski zamanlarda alıntıdır,
Ardahanlı çocukların sesleri.
Gözleri şehrâyin güzellikleri Hüda ‘dan.
Sabah güneşinde Çıldırlı balıkçılar,
Buzun altında rızık arar.
Eskimolardan onlara selam var.
Soğuk bile senden öğrenir sabrı ey! Şanlı vatan.
Bekle beni…
Geliyorum, güzel Ardahan!
Mehmet Avşar