Yol Uzun, Düşman Hileli, Dostlar Cahil ve Kaypak
Mehmet Avşar/ Gazeteci- yazar
İnsanın hayat yolculuğu bazen uzun, bazen yorucu, bazen de hiç ummadığı kadar çetin olur.
Bir gün Hz. Ali’ye, “Neden durgunsun?” diye sormuşlar.
Verdiği cevap ise yüzyıllar geçmesine rağmen insanın içine dokunacak kadar anlamlı:
“Yol uzun, düşman hileli, dostlar cahil ve kaypak.”
Bu söz, aslında yalnızca bir dönemin değil, insanın bütün hayatının özeti gibidir.
Çünkü insan yürüdüğü yolda yalnızca önündeki engellerle mücadele etmez. Bazen en büyük yorgunluğu, yanında yürüdüğünü sandığı insanlardan yaşar.
Düşmanın hilesi bellidir.
Ondan ne bekleyeceğinizi bilirsiniz. Karşınızdadır. Mücadelenizi ona göre verirsiniz.
Asıl mesele, dost bildiklerinizdir.
Yanınızda görünen ama ilk fırtınada sizi yalnız bırakanlar…
Menfaati olduğu sürece elinizi sıkanlar…
İşleri düştüğünde kapınızı çalan, işleri bittiğinde sizi tanımayanlar…
Dün söylediğini bugün inkâr edenler…
Kendi çıkarı için dün savunduğu değerleri bugün kolayca terk edenler…
İşte insanı asıl yoran budur.
Hayat, herkesle aynı yolda yürümek değildir
İnsan yaş aldıkça bir gerçeği daha iyi anlıyor:
Herkesle aynı yöne yürümek zorunda değilsiniz.
Bazıları sizinle aynı sofraya oturur ama aynı duayı etmez.
Bazıları sizinle aynı fotoğraf karesine girer ama sizin kadar yük taşımaz.
Bazıları en yakınınızmış gibi görünür ama zor gün geldiğinde ortadan kaybolur.
Bu nedenle insanın hayatındaki en büyük zenginlik, çevresindeki insan sayısı değil; yanında gerçekten duran insanların kalitesidir.
Dostluk, güzel günlerde verilen sözlerle değil, zor günlerde gösterilen tavırla anlaşılır.
Yol gerçekten uzun…
Hepimizin bir yolu var.
Kiminin yolu makamdan geçiyor, kimininki paradan, kimininki şöhretten…
Kimininki ise sadece onurunu koruyarak, başı dik bir şekilde yürüyebilmekten geçiyor.
Fakat hangi yolda olursak olalım, yolun uzun olduğunu unutmamak gerekiyor.
Bugün yanımızda olanların yarın olmayabileceğini…
Bugün bizi alkışlayanların yarın başka kapılarda alkış tutabileceğini…
Bugün bizi eleştirenlerin ise yarın gelip el uzatabileceğini…
Hayat böyle bir yolculuk.
Bu yüzden insanın yapması gereken, kalabalıklara göre yön değiştirmek değil; kendi vicdanının pusulasını kaybetmemektir.
Çünkü yol uzun.
Çünkü hayat herkese aynı davranmıyor.
Çünkü düşman her zaman açıkça karşımıza çıkmıyor.
Ve evet…
Bazen dost dediğimiz insanların arasında da cahillik, vefasızlık ve kaypaklıkla karşılaşabiliyoruz.
Ama bütün bunlara rağmen yürümeye devam etmek gerekiyor.
Sessizce…
Sabırla…
Onurla…
Çünkü bazı yollar yalnız yürünür.
Ve bazı yolculukların sonunda insanın yanında kimlerin kaldığından daha önemli olan, yolun sonunda kendisine baktığında aynadaki insanın hâlâ kendisi olabilmesidir.
Yol uzun…
Düşman hileli…
Dostlar her zaman sadık olmayabilir.
Ama insanın en büyük gücü, bütün bunlara rağmen doğru bildiği yoldan vazgeçmemesidir.