İzlanda Başbakanı Frostadóttir’den AB Referandumu Öncesi “Halkı Dinleme” Turu
Haber; Mehmet Avşar
İZLANDA – İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir, ülkenin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerinin geleceğinin oylanacağı 29 Ağustos referandumu öncesinde ülke genelinde vatandaşlarla bir araya gelmeye hazırlanıyor.
Frostadóttir, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda önümüzdeki birkaç hafta boyunca İzlanda’nın farklı bölgelerinde “dinleme toplantıları” düzenleyeceğini açıkladı. Başbakan, toplantılarda farklı görüşleri dinlemek ve İzlanda’nın çıkarları konusunda açık ve dürüst bir görüş alışverişinde bulunmak istediğini belirtti.
“Farklı görüşlerinizi dinlemek istiyorum”
Frostadóttir, vatandaşlara yönelik mesajında, 29 Ağustos’ta halkın rehberliğinde nasıl çalışmaya devam edeceklerini ve İzlanda’yı güçlendirmek için neler yapılması gerektiğini konuşacaklarını ifade etti.
İlk toplantıların 11 Ağustos’ta Reykjanesbær, 12 Ağustos’ta Eskifjörður, 13 Ağustos’ta Djúpivogur ve 16 Ağustos’ta Akureyri kentlerinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Toplantılarda vatandaşların ülkenin geleceğine ilişkin beklenti ve endişelerinin doğrudan Başbakan’a aktarılması hedefleniyor.
29 Ağustos kritik tarih
İzlanda’da 29 Ağustos 2026’da, ülkenin Avrupa Birliği’ne üyelik müzakerelerini yeniden başlatıp başlatmaması konusunda referandum yapılacak. İzlanda Ulusal Seçim Komisyonu referandum tarihini resmen ilan ederken, erken oy verme işlemleri de 27 Temmuz’da başladı.
Başbakan Frostadóttir daha önce yaptığı açıklamalarda referandumun doğrudan AB’ye üyelik anlamına gelmediğini, halkın öncelikle üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmayacağına karar vereceğini vurgulamıştı. Müzakerelerin yeniden başlaması ve ileride bir anlaşmaya varılması halinde ise nihai üyelik kararının yeniden halkın önüne götürülmesi öngörülüyor.
İzlanda, 2009 yılında AB’ye üyelik başvurusunda bulunmuş, 2010-2013 yılları arasında müzakereler yürütülmüş ancak süreç daha sonra durdurulmuştu.
Frostadóttir’in ülke genelindeki toplantıları, 29 Ağustos referandumu öncesinde seçmenlerin nabzını doğrudan tutma ve farklı kesimlerin görüşlerini dinleme girişimi olarak değerlendiriliyor.