Weylo Ağıtı ve Bitmeyen Kadın Cinayetleri: Yıllar Geçti, Acılar Değişmedi
Haber: Mehmet Avşar
Şanlıurfa’da 1990’lı yıllarda yaşandığı belirtilen ve halk arasında “Weylo” ağıdıyla hafızalara kazınan trajedi, bugün yeniden kadınlara yönelik şiddet ve töre cinayetlerini gündeme taşıdı.
1994-1998 yılları arasında Şanlıurfa’da aynı aileden üç genç kız, töre gerekçesiyle ölümle karşı karşıya kaldı. İddiaya göre Rabia ve Şemse traktörün altına atılarak hayatını kaybederken, en küçük kardeş Gönül ise boğularak Fırat Nehri’ne atılmak istendi.
Anlatımlara göre otomobilde boğulmaya çalışılan Gönül’ün, “Amca beni silahla vurun, neden işkence yapıyorsunuz?” sözleri yaşanan vahşetin boyutunu gözler önüne serdi. Baygın halde nehre atıldığı öne sürülen genç kızın son anda hayatta kalmayı başardığı ve yaşadığı acıyı daha sonra “Weylo” ağıdıyla dile getirdiği ifade ediliyor.
İddialara göre Gönül’ün tek “suçu”, zorla imam nikâhıyla evlendirildiği kişiden kaçarak sevdiği adama gitmek istemesiydi.
Acılar Sınır Tanımıyor
Aradan yaklaşık otuz yıl geçmiş olmasına rağmen kadınlara yönelik şiddet ne yazık ki sona ermiş değil.
Bunun en çarpıcı örneklerinden biri de birkaç gün önce Almanya’da yaşandı. Şanlıurfalı olduğu belirtilen bir kadın, eşinden gördüğü şiddet nedeniyle Almanya’ya sığınarak iltica talebinde bulundu. İltica başvurusunun reddedildiği ve Türkiye’ye geri gönderilme süreci başlatıldığı belirtilen kadın, Şanlıurfa’ya dönmek istemediği için bir süre kiliseye sığındı. Geri gönderileceğini öğrenmesinin ardından ise kilisede yaşamına son verdiği yönündeki haberler kamuoyunda büyük üzüntü yarattı.
Bu iki olay, farklı zamanlarda ve farklı ülkelerde yaşanmış olsa da aynı gerçeği gözler önüne seriyor: Kadınlar, aile içi şiddet, töre baskısı ve cinsiyet temelli şiddet nedeniyle hâlâ yaşam mücadelesi veriyor.
Kadına Yönelik Şiddet Toplumsal Bir Sorun
Kadın hakları savunucuları, yalnızca cezaların artırılmasının değil, eğitim, sosyal destek mekanizmaları, etkin koruma tedbirleri ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesinin de hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
“Weylo” ağıdında dile gelen acı ile bugün yaşanan kadın cinayetleri ve şiddet vakaları arasında geçen on yıllara rağmen değişmeyen ortak nokta ise şu: Bir kadının yaşam hakkı, hiçbir gelenek, töre ya da gerekçeyle elinden alınamaz.
Toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu; kadınların korkmadan yaşayabildiği, şiddetin değil adaletin egemen olduğu bir gelecek inşa etmektir.