Ekonomide Güven Arayışı: Berat Albayrak Yeniden Göreve Gelmeli
Mehmet Avşar/ Gazeteci- yazar
Türkiye ekonomisi, son dönemde tarihinin en zorlu sınavlarından birini veriyor. Çarşı-pazardaki ateş, esnafın kepengindeki durgunluk ve vatandaşın cebindeki alım gücü kaybı artık saklanamaz bir gerçeklik haline geldi. Mevcut Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yönetiminde uygulanan politikalar, makroekonomik dengeleri sağlama iddiasıyla yola çıksa da gelinen noktada beklentilerin uzağında kalındığı görülüyor.
Şimşek Dönemi ve Yanıtlanamayan Sorular
Bugün esnafın içinde bulunduğu durum "perişanlık" kelimesiyle ancak tarif edilebilirken, fiyat artışlarının dizginlenememesi halk nezdindeki güven kredisini tüketmiş durumda. Uygulanan sıkılaşma politikalarının reel sektörü nefessiz bıraktığı, çözüm üretme kabiliyetinin ise sadece faiz ve vergi sarmalında takılı kaldığı yönündeki eleştiriler her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor. Bu noktada, başarı grafiği giderek aşağı yönlü ivme kazanan bir yönetimin "görevden affını istemesi" artık sadece bir seçenek değil, belki de ülkenin önünün açılması için bir gerekliliktir.
Albayrak Döneminin Stratejik Hamleleri
Geçmişe dönüp baktığımızda, Berat Albayrak döneminin ekonomi yönetimi bugün çok daha farklı bir perspektifle okunmayı hak ediyor. Özellikle Türkiye’nin yurt dışındaki altın rezervlerinin ülkeye getirilmesi hamlesi, sadece ekonomik değil, aynı zamanda tam bağımsızlık yolunda atılmış devrim niteliğinde bir başarıydı. Bu stratejik öngörü, dış şoklara karşı Türkiye'nin elini güçlendiren en somut kalelerden biri olmuştu.
Neden Berat Albayrak?
Ekonomide istikrarın sadece matematiksel verilerle değil, aynı zamanda yerli ve milli bir vizyonla sağlanabileceğini gösteren Albayrak’ın yeniden göreve gelmesi, birçok açıdan akılcı ve mantıklı bir gelişme olacaktır:
• Tecrübe ve Dersler: Geçmişte yapılan hataların analiz edilmesi ve bu süreçten çıkarılan dersler, yeni dönemde çok daha sağlam bir yapının kurulmasını sağlayacaktır.
• Uzmanlaşmış İrade: Ekonominin dinamiklerine hakim, sahadaki sorunları bilen ve kriz anlarında refleks gösterebilen bir ismin dümene geçmesi, piyasalara ihtiyaç duyulan enerjiyi verebilir.
• Milli Ekonomi Vizyonu: Türkiye’nin öz kaynaklarını merkeze alan politikaların yeniden canlandırılması, esnafın ve üreticinin yeniden nefes almasını sağlayacak formül olabilir.
Sonuç Olarak
Ekonomideki bu tıkanmışlığın aşılması için radikal ve cesur adımlara ihtiyaç var. Mevcut politikaların halka ve esnafa dokunmadığı bir ortamda, Berat Albayrak gibi bu süreçleri daha önce yönetmiş ve stratejik başarılar elde etmiş bir ismin yeniden maliyenin başına geçmesi, ülke ekonomisi için sadece bir değişiklik değil, ciddi bir şans olarak değerlendirilmelidir. Türkiye'nin kaybedecek vakti yok; ekonominin rotası, tecrübe ve kararlılıkla yeniden belirlenmelidir.